Beslenme / Diyet

Somon / Anti-aging Ondan Sorulur

19 Temmuz 2016
somon

   Norveç somonu mu daha iyi yoksa İsveç somonu mu diye tartışmalar sürüp giderken dikkatinizi çok kısa bir süreliğine bu ülke insanlarının fit, sağlıklı ve dayanıklı vücut yapısına çekmek isterim. Sanırım tek cümlede konunun ana temasına değinebildim 🙂

   Biliyoruz ki balık sağlıktır! 3 yanı denizlerle çevrili ama yine de balık kültüründen yoksun bir millet olarak somon da bizim için yabancı bir kavram iken, son 10 yıl içerisinde önce lüks restoranlarda, sonra ev mutfaklarında kendine ufaktan yer edinmeye başladı. Ve artık herhangi bir dünya mutfağı sunan restoranın menüsünde somona rastlamak mümkün. Kolay pişirimi ve rahat tüketimi sayesinde biz üşengeç Türk insanına pek bir sempatik geldi Somon balığı 🙂

  Birçoğumuz faydasını bilerek yiyor, aramızda bilmeyenler var ise yüksek protein ve omega-3 içeriği ile yüksek oranda sağlık içeren bir besin somon balığı. Bu iki içerik sayesinde; cilt yaşlanmasını geciktirdiği, kemik-eklem yapısını koruduğu, bilişsel performansı arttırdığı, depresyonu önlediği, kalp-damar sistemine iyi geldiği biliniyor. Tüm bu faydalı etkileri ile son yıllarda yapılan tüm anti-aging çalışmalarının odak noktası olması kaçınılmazdı. Anti-aging uzmanları sadece somonu bir besin olarak yedirmekle kalmayıp, yağından, DNA’sından ve proteinlerinden yaşlanma karşıtı supleman ve kozmetikler bile yaptılar. Yalnızca içeriğinde EPA ve DHA gibi omega-3 yağ asitleri düşünüldüğünde bile hücresel bazda yaşlanma karşıtı etkisini açıklamak mümkün. DNA ve proteinleri hadi bir kenarda dursun, evinize en yakın markete gidip taze veya dondurulmuş somon alıp haftada 2 kere tüketmek ile yaşlanmaya karşı savaş açabilirsiniz.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply